Kadro Alan Taşeronlara! Resen Emeklilik Süprizi

Kadro Alan Taşeronlara! Resen Emeklilik Süprizi

Bindiği üzere; 4 Aralık 2017'de yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 1 Nisan 2018 itibarıyla kamudaki taşeron işçileri kadroya, belediyelerdeki taşeron işçileri de belediye şirketlerine geçmişlerdi.

Ancak işçilerin ücretleri Yüksek Hakem Kurulu'nun (YHK) bağıtladığı sözleşmelere endekslenmişti. 2017’de çıkan 696 sayılı KHK’nin taşeronla ilgili detayları emekçilere olumsuz yönde yansımaya başladı.

Resen Emekli ediliyorlar ve eş durumundan tayin olanakları yok

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 1 Nisan 2018 itibarıyla taşerondan kadroya alınan işçiler, emekliliğe hak kazandıkları anda taleplerine bakılmaksızın resen emekli ediliyorlar. Ayrıca eşi başka ilde çalışan işçilere tayin imkanı da sağlanmıyor.

Cumhuriyet'ten Mustafa Çakır'ın hazırladığı habere göre; Aralık 2017’de çıkarılan 696 sayılı KHK ile kamudaki taşeron işçiler kadroya, belediyelerdeki taşeron işçiler ise belediye şirketlerine alınırken, bu kapsamda düzenlemede yer alan şu cümle bugün emekçilerin başına dert oldu: “Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” Bu ifade bugün resen emekli edilmeye neden oluyor.

Konu ile alakalı olarak bilgi veren Tez-Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Haydar Özdemiroğlu, kadroya geçirilen işçilerden emeklilik dönemi gelenlerin resen emekli edilerek iş akitlerinin sonlandırıldığına dikkat çekti. Buna karşın özel ya da kamuda çalışan bu tür kadrolar dışındaki tüm işçilerin çalışma haklarının kendi onay ya da oluru olmaksızın sonlandırılamadığına dikkati çekenÖzdemiroğlu sözlerine şöyle devam etti:

Anayasa hükümlerine de aykırı

“Bu uygulama Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle anayasamızın temel hükümlerine tartışmasız biçimde aykırı. Bu durum öncelikle ‘yasak’ kavramı ile vurgulanan ağır bir ‘ayrımcılıktır.’ Çünkü aynı işte, aynı sürelerle çalışan ancak kamu kuruluşunda kadroya geçirilen tüm işçilere yönelik bir haksızlıktır.” Özdemiroğlu, genelde tüm çalışanların, özelde işçi statüsünde kamu ve özel işyerlerinde çalışan milyonlarca işçinin ekonomik ve sosyal sorunlarının ekonomik bunalım ve salgın koşullarında her geçen gün daha da arttığını, özellikle insan onuruna yakışır koşullarda çalışma hakkının öneminin belirgin biçimde öne çıktığını ifade etti.

Çalışma Hakkı bitmiştir

İnsan Hakları Evrensel Bildirge-si’nin 23. maddesine göre “Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı olduğunu” hatırlatan Özdemiroğlu, Türkiye’nin 2005’te kabul ettiği Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın 1. maddesine göre de devletin “çalışanların özgürce edindikleri bir işle yaşamlarını sağlama haklarını etkili biçimde korumayı” güvence altına almak zorunda olduğunu belirtti.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleriyle güvence altına alınan çalışma hakkının, herkese işini özgürce kabul etme ve seçme hakkı verdiğini hatırlatan Özdemiroğlu, “Taşerondan kadroya geçirilen işçilere yönelik gerçekleştirilen tüm haksız uygulamalar artık son bulmalı. Yüz binlerce işçinin ayrımcılık ortamına itilerek kendilerinin ve ailelerinin yaşamı karartılmamalı. Tez-Koop-İş, taşerondan kadroya geçen üyelerimizin haksızlıklara karşı her koşulda yanında olmayı sürdürecektir” dedi.

Bu Yapılanlar “Adaletsizlik ve Haksızlıktır”

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan’da KHK ile kadro alan işçilerin toplusözleşme düzenine geçmelerine karşın tayin ve becayiş konusunda adaletsiz ve haksız bir uygulamayla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Arslan, “696 sayılı KHK’ye atıfta bulunarak kadro alan arkadaşlarımızın tayin ve becayişlerinin olamayacağı konusunda bazı iddialar var. Eşi başka ilde kendisi başka ilde çalışan arkadaşlarımız var. Bu durum insan hakları ve eşitlik anlamında ciddi bir adaletsizlik ve haksızlık. Bu konunun çözülmesini istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Konu Anayasa Mahkemesine kadar gidecek

Sözlerinin devamında ise; KHK ile kamuya geçen işçilerin 1 Kasım’dan itibaren kamunun sistemine dahil olduklarını hatırlatan Arslan; “Emeklilik işlemi sosyal güvenlik sistemimizde işçinin talebiyle olabilir. İşçi talep ederse emeklilik isteyebilir. Talep olmadıkça işçiler zorla emekli edilemezler.” Mahmut Arslan, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne kadar götürüp, eşitsiz ve adaletsiz uygulamanın iptal edilmesini isteyeceklerini ifade etti.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.